21 Aralık 2010 Salı

Genelkurmay Arapça ezana karşı mı?

Genelkurmay geçen hafta bir açıklama (muhtıra) yayınlayarak Türkiye’nin dilinin Türkçe olduğunu ve buna taraf olduklarını belirtti. Silaha sahip bir kurumun bir konuda taraf olması, üstelik buna hakkı olup olmadığı da muallak iken pek hoş karşılanmadı.

Açıklamada diğer dillerin ibaresi belirtilmediği için ve ben, o muhturamsı yazıyı ezan okunurken gördüğümden aklımdan askerin Arapçaya ve dolayısıyla Arapça ezana da karşı olabileceği düşüncesi geçti.

Malumü bir ülkede tek dil varsa başka dilde nasıl bir ibadet çağrısı yapılsın ki! Ülkedeki bütün camilerden günde beş vakit Arapça ezanla, Müslümanların ibadete çağrılmasına askerler karşı mıdır yoksa taraf mıdır? Şayet ezan okunabilir deniyorsa, bu durumda diğer dillerde de ezan okunabilir mi?

Tabii ezan Arapça okunabilinir denirse, duaların da Arapça okunması gerek. Ordu buna da karşı değil. Şimdi bütün bunlar Müslümanlar için olan durumlar. Ülkedeki Hristiyan, Musevi ve diğer dine sahip vatandaşların da ibadetlerini hangi dilde yapılacağına karşı çıkılmayacaktır.

Yok Genelkurmay Arapça’ya da karşı ise o zaman ezan Türkçe okunup, dualar Türkçe mi edilecek? Musevi, Hristiyan ve diğer dinlerin mensupları da ibadetlerini Türkçe mi yapacak?

Genelkurmay bu konuda vereceği görüş sonucu Diyanet İşleri’nin konumuna da gözkoyacak olabilir. İnsan aklı, öyle imla hatalı ve tam belirtilmemiş muhtıramsı açıklamayı görünce karışıyor.

Genelkurmay’ın açıklamasını bu açıdan düşünürken, karnım da acıktığı için bir lokantaya gittim. (Bu arada yazıda Türkçe’de kullanılan ama yabancı kökenli kelimeler için özellikle askerlerden özür dilerim.) Menü hem Türkçe hem İngilizce olunca aklım daha da karıştı. Kafamı kaldırıp da bir Çin lokantası da görünce UFO gören masum köylü gibi (Allah rahmet eylesin) şaşırdım.

Genelkurmay acaba bu açıklaması ile dünya mutfaklarına da mı gözdağı veriyordu! O zaman Türkiye'deki bütün Çin, Fransız, Hint, Japon, Amerikan restoranlarının hepsinin acilen Türk mutfağını öğrenmesi gerek. Yoksa silah sahibi bir kurumun taraf olduğu konuda düşman konumuna düşebilirler.

Bununla birlikte sahil kesimlerinde yaşayan yabancılar da Türkçe öğrenmeli, faturalar sadece Türkçe olmalı ve başka dilde çıkan gazeteler derhal Türkçe yayın yapmalı. Gerçi devletin televizyonu bir sürü dilde yayın yapıyor ama o kurumlar içi bir sorun olmalı.

Askerin el attığı konunun çok çetrefilli olduğunu anlayınca, işlerinin ne kadar zor olduğuna bir kere daha inandım. Herhalde zamanları da az olduğu için Türkçeye taraf oldukları bildiriyi imla hataları ile yazmışlardı. Yoksa İngilizceyi çok iyi öğreten bir kurumda Türkçe’nin hatasız konuşulması ve yazılması gerekmez mi?

Türkçeye taraf olan askerimiz yıllardır Türkçeyi en iyi kullanan Türk yazarlarına karşı şefkatini ve nezaketini göstermedi mi!

Eşcinsel olduğunu söyleyen asker adaylarının bunu kanıtlamak için bazen askeriyenin isteğiyle cinsel ilişki sırasında çekilen fotoğraflarını verdikleri bilinen bir uygulama. Her zaman olmasa da hala arada bu tür fotoğraflar isteniyor ve bu sebepten Genelkurmay Başkanlığı’nın dünyanın en büyük porno arşivlerinden birine sahip olduğu iddia ediliyor.

Genelkurmay’ın bu fotoğraflardan oluşan arşivi ne boyuttadır bilemem ama muhtıramsı açıklamadan önce envanter listesinden kitaplıklarına da baktığına ve Milli Kütüphane ile yarışacak bir koleksiyona sahip olduklarına inanıyorum. Bu inancımın da temel nedeni yaptıkları darbelerde basılan evlerden topladıkları kitapların fazlalığı. Bu kadar iyi bir kütüphaneye sahip ordunun hiçbir neferi de Türkçe’yi o kadar hatalı yazamazdı. Olsa olsa zamansızlıktandır.

Ama hala aklımda aynı soru, Genelkurmay Arapça ezana da karşı mı?